Ankara Miras Avukatı Tavsiye

MİRAS HUKUKU

  • Bir gerçek kişinin ölümü veya ölümüne denk tutulan bir durumun (gaiplik) varlığı halinde kişinin sağlığında sahip olduğu intikale elverişli malvarlığına ne olacağını düzenleyen özel hukuk dalıdır.
  • Ölüme bağlı bir malvarlığı hukukudur. Miras Hukuku hükümlerinin uygulanabilmesi için bir gerçek kişinin ölümü şarttır.
  • Miras bırakanın ölümü halinde onun intikale elverişli malvarlığı değerlerinin hayatta bulunan gerçek ya da tüzel kişilere geçişini düzenleyen kurallar bütünüdür.
  • Medeni Kanunun 495 – 682.maddeleri arasında (3.kitap) düzenlenmiştir. 187 madde içermektedir.

MİRAS HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI

Miras Bırakan (muris): Mutlaka bir gerçek kişi olmalıdır. Tüzel kişilik miras bırakamaz.

Ölüm: Medeni Kanun md. 575/1’e göre Miras, miras bırakanın ölümü sonrası açılır.

Burada ölümün istisnası gaiplik durumudur.

Tereke: Ölenin intikale elverişli malvarlığıdır. Aktif ve pasifler bir bütün halinde (haklar, alacaklar ve borçlar şeklinde) terekeyi oluşturmaktadır. Miras bırakanın ölümüyle birlikte malvarlığı bir bütün halinde mirasçılara geçmektedir. Fakat miras bırakanın şahsına bağlı haklar, mirasçıya geçmez. Örneğin intifa hakkı, sükna hakkı, nafaka (ancak nafaka ödenilmesine karar verilip de miras bırakana nafaka ödenmediyse nafaka hakkı da mirasçıya geçer), velayet hakkı, dernek üyeliği gibi şahsa bağlı haklar terekenin kapsamında olmayıp mirasçıya geçmezler.

Mirasçı: Mirasın (terekenin) kendisine geçtiği kişi(ler)dir. Miras Hukukunda yasal mirasçı ve atanmış iradi mirasçı olmak üzere 2 tür mirasçı vardır.

Yasal mirasçı kişi , kanun gereğince düzenlenen mirasçılardır. Yasal mirasçılar kapsamı kanunda sayılarak sınırlandırılmıştır.

Miras bırakan, istediği kadar kişiyi ve istediği her kişiyi iradesiyle mirasçı olarak ataması mümkündür.

Miras bırakan sadece gerçek kişi olabilirken; mirasçı gerçek veya tüzel kişi olması mümkündür.               

Musalli: Lehine belirli bir mal vasiyeti bırakılan kişidir. Miras bırakanın iradi olarak kişi veya kişilere bir malvarlığının devrini vasiyet etmesi mümkündür. Örneğin miras bırakan, ‘Ben öldüğüm zaman arabamın şoförüme verilmesini istiyorum.’ derse burada bir mal vasiyeti söz konusudur. Atanmış iradi mirasçı ile farklılıkları vardır.

Ölüme Bağlı Tasarruf: Miras bırakanın ölümünden sonra hüküm ve sonuç doğuran tasarruflardır. Kanunda vasiyetname ve miras sözleşmesi olarak düzenlenmektedir.

Külli Halefiyet İlkesi: Medeni Kanun md.599/1: ‘’Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.’’

Kök İçinde Halefiyet: Bir kişinin miras bırakandan önce ölmesi durumunda ölen kişinin altsoyları, miras bırakana direkt olarak mirasçı olurlar. Bu duruma kan hısımlığı sebebiyet verir ve kök içinde halefiyet denir. Örneğin miras bırakacak olan dedelerinden önce babaları ölen çocuklara, dedelerinden miras olarak babalarına düşen pay direkt olarak geçer.

 Erkek            Kadın

                                                   öldü                1/3               1/3    

                      1/6                       1/6

Eğer ölen adamın çocukları olmasaydı adamın eşi kan hısmı olmadığı için pay alamayacaktı. Bu durumda adama düşen pay, adamın kardeşlerine dağıtılacaktı.

YASAL MİRASÇILAR

  1. Miras bırakanın kan hısımlığı olan mirasçılar (altsoy-üstsoy)
    1. Evlatlık
    1. Devlet

a) Kan Hısımlığında 4 zümre mevcuttur: Miras bırakanın;

1.zümre: Çocuklar, çocukların çocukları… (altsoy)

2.zümre: Anne-Baba, kardeşleri, yeğenleri (kardeşlerinin çocukları)

3.zümre: Anne-Babasının annesi ve babası (dedeler ve nineler), Anne-Babasının kardeşleri (amca, dayı, hala, teyze)

4.zümre: Büyük Anne-Babasının anne ve babası (Türk Hukukunda kullanılmıyor)

+ Evlilik dışı ilişkiden doğmuş çocuk, baba tarafından tanındığı takdirde veya babalık davası sonucunda yasal mirasçı olması mümkündür.

b) Evlatlık: Medeni Kanun md.500/1: ‘’Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. (çifte mirasçılık)’’

c) , kan hısmı olmadığı için eşin mirasçılığı kanunda özel olarak düzenlenmiştir.

Medeni Kanun md.499: Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre miras bırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:

— Miras bırakan kişinin altsoyu ile birlikte mirasçı olursa (1.zümre ile), mirasın dörtte biri,

— Muris ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa (2.zümre ile), mirasın yarısı,

— Miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa (3.zümre ile), mirasın dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Miras davalarınızda uzman bir avukat ile çalışarak haklarınızı korumak sizin elinizdedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.